BİR YIL ÖNCE

Zanlı Türk çıktı
MELBOURNE'un Coburg Semtin'de içinde 6 aylık bir bebek bulunan arabayı çaldıktan bir süre sonra terk ettiği suçlamasıyla 24 yaşındaki Gürkan Yıldırım tutklandı.
(14 Kasım 2016)

YİRMİ YIL ÖNCE

Bizim Sydney Road
MELBOURNE'un en işlek caddelerinden Sydney Road'da Türkiye kökenlilere ait çoğunluğu Brunswick'te olmak üzere 70 değişik işyeri bulunuyor.
(10 Kasım 1997)
  • 20 Ekim 2020 Salı
  • Avustralya’nın Türkçe sesi
  • Menü Simge



    EDİTÖRDEN

    Her iş bitti, bir bu kaldı

    KRİZ yönetmede çok becerikli, otel karantina programını eline yüzüne bulaştırmayan, eyaleti "gökten inen", hatta dış güçlerin parmağı bile olduğu öne sürülen ikinci koronavirüs dalgasından kurtarma konusunda gecesini gündüzüne katarak çalışan, "Askerimiz bize cephede lazım" diyerek onları kışlasında bırakan ve "Birkaç özel güvenlik şirketimiz para kazansın" düşüncesiyle karantina otellerindeki işi bunlara verme gibi ulvi bir yerel kalkındırma becerisi gösteren, hatta buna bir de apar topar ilan ettiği maske takma zorunluluğu ile eyaletteki maske üreticilerini iflastan kurtaran, stoklarda bekleyen binlerce maskenin satışını sağlayarak ekonomiyi güçlendiren Victoria Hükümeti ve elbette başındaki bulunmaz Başbakanımız Daniel Andrews, şimdi de milletvekillerinin sağlığını ön plana koymuş bulunuyor.

    Elbette bu konu çok önemli. Çünkü şeytan kulağına kurşun, vekillerimiz eğer kazara virüse falan yakalanırsa, Parlamento'daki düzenli oturumlar yapılamaz hale gelir, kriz görüşmeleri aksar, Andrews bu işlere gece sabahlara kadar uyumadan tek başına karar vermek durumunda kalır. Yazık değil mi adamcağıza, bu kadar yükü yüklemek. O nedenle milletvekillerinin sağlığı her şeyden önce geliyor, hatta bizden de önce. Biz koronavirüs olalım, yeter ki onlar olmasın. Yoksa Victoria, bu karanlık günlerden nasıl çıkar, bu krizi nasıl atlatır, değil mi?

    Perşembe günü, bağımsız düşünce kuruluşu The Centre for Public Integrity, Victoria Yasama Meclisi'nin salgın başladığından beri sadece yedi gün toplandığını gösteren yeni bir araştırma yayınladı. Ancak bakanlar bu dönemde 108 kararı onayladı ve emirleri altında yaklaşık 70 milyar dolar kamu parası vardı.

    Merkezin yönetim kurulu üyesi ve emekli yargıç Stephen Charles, Victoria'nın internet üzerinden ve yüz yüze katılımın değişik bir modelini geliştirmesi, yasaları internet üzerinden oylamaya izin veren Birleşik Krallık'taki bir modeli uygulaması gerektiğini söylüyor.

    Charles, "Halkın, koronavirüsle mücadelenin kamu yararına yürütüldüğünü bilme hakkı var ve hem kırsal hem de şehir milletvekilleri bu çalışmayı birlikte yürütmelidir" diyor.

    Merkez, Victoria Anayasası'nda, Parlamento'nun görevlerini yerine getirmek için internet teknolojisi kullanmasını engelleyen hiçbir madde olmadığını da belirtiyor.

    Merkezin araştırması ve sonrasındaki uyarıların Başbakan Andrews'in anladığı dilden karşılığı şu: "Bırak şu tek adam kahramanlığını, parlamenter sistemi devreye sok. Sen ve bakanların yeterince şaibeli kararlar aldınız ve eyalet bu duruma geldi. En azından aynı hatalar bundan sonra olmasın."

    Andrews bu uyarıyı dinler mi, hiç sanmıyoruz. Adam başına buyruk, "Dediğim dedik, çaldığım düdük" diyor, aynı şeyi yapmak için 12 ay daha yetki istiyor.

    Parlamento önümüzdeki hafta Andrews'e 12 ay daha olağanüstü hal uygulama yetkisinin verilip verilmeyeceğini görüşmek üzere toplanacak ya, çok düşünceli, her konuyu enine boyuna ölçüp biçerek karar veren Başbakan, milletvekilleri için koronavirüssüz güvenli bir ortam geliştirmesi için bir komite oluşturdu.

    Görüyorsunuz, ne kadar düşünceli bir Başbakan'a sahibiz. Adam koskoca eyaleti virüsten geçilmez hale getirdi, şimdi milletvekillerini ve kendini düşünüyor. Dedik ya, onlar olmasa bu krizden nasıl çıkacağız.

    Parlamento'daki oturumların nasıl yapılacağına ilişkin düzenlemelerle ilgili kararları bu komitenin vereceğini söyleyen Andrews, "Ülke genelinde farklı parlamentolarda, dünyanın dört bir yanındaki farklı parlamentolarda, görüşmelerin en güvenli şekilde işleyişini sağlamak ve kolaylaştırmak için teknolojinin kullanıldığı düzenlemeler yapıldığını görüyoruz" diyor ve ekliyor:

    "Bu konuda kesinlikle rahatım. Ancak nihayetinde bu, parlamento komitesi tarafından verilecek bir karardır."

    Öte yandan baş sağlık sorumlusu Brett Sutton, kırsal bölge milletvekillerinin şehir milletvekillerinden ayrı tutulması gerektiğini öne sürüyor. Yani, eyalette her hareketimizin ağzından çıkan bir söze bağlı olduğu Sutton, Parlamento'ya da bir karantina ayarı vermeye çalışıyor.

    Eşi bulunmaz, "Allah diğer eyalet ve bölgelere de nasip etsin" dediğimiz baş sağlıkçı çarşamba günü partiler arası çalışma grubuna gönderdiği mektupta, "görüşmelerde Parlamento'nun tüm üyelerinin fiziki olarak mevcut olması isteniyorsa, kırsal Victoria milletvekillerinin Melbourne büyükşehir milletvekillerinden ayrı tutulması gerektiğini" özellikle vurguluyor.

    Ne kadar düşünceli bir yaklaşım. Kazara milletvekilleri birbirine virüs bulaştırırsa hem parlamenter sistemimiz sekteye uğrar, hem de eyaletteki salgın içinden çıkılmaz hale gelir. Hani, insanlar birbirine elektronik mesaj gönderirken sonuna alkış sembolleri falan koyuyor ya, biz de burada Sutton'ı alkışlıyoruz, "Allah başımızdan eksik etmesin" diyoruz.

    Elbette Sutton bununla da kalmıyor. İşin ayrıntısını da unutmadan şu aklı veriyor: "Örneğin, kırsal bölge üyeleri oy vermek için küçük gruplara ayrılır, ardından şehirli üyeler gelir ve grup sayısı her zaman belli ölçüde tutulur. Her grubun yapacağı 30 dakikalık oturumlar arasında temizlik ve dezenfeksiyon mutlaka yapılmadır."

    Yani bu kadar düşünceli bir baş sağlıkçıya ancak şapka çıkarılır. Adam, "Victoria'yı koronavirüs eyaleti yaptık, şimdi bir de buna parlamenterleri katarak işe tuz biber ekmeyelim" diye düşünüyor besbelli.

    Daha bitmedi... Eyaletteki tüm yetkileri olağanüstü halin verdiği güçle elinde tutan baş sağlıkçı, tüm üyelerin ve personelin Parlamento'da konuşma yapmadığı sürece maske takması gerektiği emrini de veriyor. Hatta parlamenterlerin, "yüksek sesle konuşurken veya bağırırken tükürüğün yayılma ihtimaline karşı" etraflarına bir tür şeffaf perde yerleştirilmesinin de düşünülmesi gerektiğini söylüyor.

    Eyaletin kasasına maske satışlarındaki vergilerden epey gelir girdi nasıl olsa, bu perde işi de bu parayla çözülür. Güvenlik işinde olduğu gibi bu kez bir yandaş perdeci bulunur ve eyalet ekonomisinde yeni bir kalkındırma daha gerçekleştirilir.

    Baş sağlıkçı ayrıca, kırsal bölge milletvekillerine aynı arabayı paylaşmaktan kaçınmalarını, Melbourne'da bulundukları sırada çok dikkatli olmalarını ve yaşadıkları yere döndüklerinde 14 gün süreyle kişisel tecrite gime konusunu da düşünmelerini öneriyor. Ve bunun, yani kişisel tecrit tavsiyesinin zorunlu olmadığını, ancak "Melbourne'da Parlamento'ya fiziki olarak katılan üyelerin almak isteyebilecekleri ek bir önlem" olduğunu vurguluyor.

    Baş sağlıkçının daha önce, Melbourne'daki ikinci salgın dalgası nedeniyle Parlamento'daki görüşmelere fiziki olarak katılmamaları gerektiği tavsiyesinde bulunduğu kırsal bölge milletvekilleri "Geliyoruz" mesajı gönderdi.

    Bir konu daha... Eyaletteki sıkı karantina koşulları nedeniyle ev içi şiddette artış olduğu biliniyor. Bu konuyu da düşünen hükümetimiz, aile içi şiddet mağdurlarına yönelik hizmetlere daha fazla para ayrıldığı müjdesini verdi.

    Aile İçi Şiddeti Önleme Bakanı Gabrielle Williams'ın bu müjdeyi verdikten sonra söyledikleri şöyle: "Bu tecrit aşamasında aile içi şiddet riski altındaysanız veya aile içi şiddete maruz kalırsanız, bunun ayrılmaya tamamen izin veren bir neden olduğunu bilmeniz önemli. Bu, ayrılmak için kesinlikle meşru bir neden."

    Bir bakan nasıl olur da bu kadar düşüncesiz olabilir, nasıl olur da kendilerinin neden olduğu bir sorun yüzüden insanlara "Şiddet varsa ayrılın" tavsiyesinde bulunabilir? Bunu söylerken, insanın yıkılan yuvalar, anne veya babasından ayrı kalan çocuklar nedeniyle hiç mi vicdanı sızlamaz?

    Üstelik bunun gelecekte daha büyük sorunlara, eyalet bütçesinde daha büyük giderlere yol açacağını hiç mi hesaplamaz? "Sizi eve kapattık, şiddet başladıysa ayrılın!" demesi kolay Gabrielle Williams, zor olan bu eyaletin başına sardığınız sorunu daha az yuva yıkarak çözmek.

    Eğer Profesör Brett Sutton, bir aile doktoru olsaydı muayenehanesine gidip reçete bile yazdırmazdım. Andrews'in yönettiği bir eyalette yaşadığım için de çok talihsiz olduğumu düşünüyorum.

    Hepinize mutu günler.

    Yüksel YILMAZ

    ARŞİV

    DİĞER BÖLÜMLER

    ÖZEL SAYFA

    ANKET

    EDİTÖRE GELENLER

    MAVİ SAYFA

    SÖZLÜK

    CRIME STOPPERS