• 15 Haziran 2021 Salı
  • Avustralya’nın Türkçe sesi
  • Menü Simge

    AVUSTRALYA

    GÜNDEMİN DİĞER BAŞLIKLARI

    YUNAN ORTODOKS KİLİSESİ'NDE KİRA SKANDALI
    Başpiskopos Makarios dini törenlerde her biri 30 bin dolar değerinde giysiler giyiyor.

    YUNAN ORTODOKS KİLİSESİ'NDE KİRA SKANDALI

    21/04/2021 2:01:44 AM

    Avustralya'daki Yunan Ortodoks Kilisesi'nin, Victoria'da en ölümcül koronavirüs salgınının merkezindeki de dahil olmak üzere yaşlı bakım evlerinden on milyonlarca dolar kira aldığı ortaya çıktı

    ABC'nin yaptığı bir araştırmada, vergi mükelleflerinin finanse ettiği bir grup yaşlı bakım evinin, 31 milyon doları Avustralya'nın en büyük kiliselerinden birinin kasasına kira olarak aktardığı ortaya çıktı.

    Yaşlı bakım evlerinin, Victoria'da en ölümcül koronavirüs salgınında 45 kişinin öldüğü Melbourne'daki St Basil's'i de içerdiği bildirildi.

    Federal Hükümet'ten fon alan St Basil's'in son sekiz yılda Yunan Ortodoks Başpiskoposluğu'na 22 milyon dolardan fazla kira ödediği belirlendi. Ticari bir emlakçı, bunun kira piyasasındaki ortalama rakamın iki katı olduğunu söyledi.

    Söz konusu dönemin sonuna doğru kilisenin, yeni atanan Başpiskopos'un lüks yaşam tarzı için, Sydney'de liman manzaralı 6.5 milyon dolarlık bir daire satın alınması da dahil cömert harcamalarda bulunduğu öğrenildi.

    Yoksulluk yemini

    Kilisenin okullarını, cemaatlerini ve yaşlı bakım evlerini denetleyen Başpiskopos Makarios, 2019'un ortalarında Avustralya'ya şatafatlı bir törenle geldi.

    Sydney'de göreve başlama törenine binlerce kişi katıldı ve Başbakan ile diğer siyasi ve ticari liderlerle görüşmesinin fotoğraflarını çekti.

    Makarios, gözyaşı dökerek yaptığı duygusal konuşmada, "Hayatımın sonuna kadar Avustralya'ya aitim" dedi.

    Ancak göreve başladığı ilk aylarda ülkeyi gezerken, kilisedeki bazı kişiler, yoksulluk yemini etmiş bir adama göre Başpiskopos'un yaşam tarzının aşırı lüks göründüğünü fark etti.

    Başpiskopos, cemaat ziyaretlerine koyu renkli camları, bir bayrağı ve sadece kendisi için sipariş edilen kişiselleştirilmiş "ARCHBM" plakası olan siyah bir Holden Caprice marka otomobille gidiyordu.

    Kiliseye bağlı kaynaklara göre, her birinin maliyeti 30 bin dolar kadar olan altın iplikle işlenmiş canlı tonlarda lüks ipek ve yünden oluşan tören giysileri giyiyordu.

    Bunlar, selefi Başpiskopos Stylianos'un giydiği muhafazakar siyah pamuklu giysilerden kesin bir sapma gibi görünüyordu.

    Ardından Aralık 2019'da kilise Başpiskopos'a, Sydney Limanı ve Opera Binası'nın panoramik manzarasına sahip lüks bir daire olan Millers Point'te yeni bir resmi konut satın aldı.

    Bu durum bir grup cemaat arasında öfke uyandırdı, bu nedenle 2020'nin ortalarında Başpiskoposluk, Başpiskopos'un bu dairede yaşadığını reddeden bir bildiri yayınladı.

    Ancak, Başpiskopos Makarios'un Caprice'sinin apartman kompleksine girip çıktığı gözlerden kaçmadı. Bunun üzerine Başpiskoposluk, Makarios'un konuta bu yılın başlarında taşındığını doğruladı.

    Bazı kaynaklar, taşınmadan önce konutta 3 milyon dolarlık bir yenileme çalışması yapıldığını söylerken, kilise ise tadilat masrafının özel bir bağışçı tarafından ödendiğini öne sürdü.

    Başpiskoposluk, Başpiskopos'un yaşam tarzıyla ilgili soruları yanıtlamayı "nezaketsiz ve temelsiz" gerekesiyle reddetti, ancak Yunan Ortodoks Kilisesi'nin yaşlı bakım evlerinden gelen fonları bu giderlerin ödenmesi için kullandığına ilişkin endişeler sürüyor.

    ABC, Avustralya'da Yunan Ortodoks Başpiskoposluğu'na ait olan ve Başpiskopos tarafından denetlenen geniş bir konut ve ticari mülk ağını ortaya çıkardı. Ancak kilisenin varlıkları sadece bununla da kalmıyor.

    Başpiskoposluk ayrıca Victoria, New South Wales, Batı Avustralya, Queensland ve Güney Avustralya'da bulunan ve Federal Hükümet'ten yaşlı bakım fonu alan 15 yaşlı bakım evine de sahip.

    Kilisenin yaşlı bakım evlerinden bazıları hükümetten aldıkları parayı doğrudan kiliseye gönderiyor ve bu yolla son sekiz yılda toplam 31 milyon dolar transfer edilirken, çoğu zaman evler işletme zararı bildiriyor.

    Uluslararası Kurumlar Vergisi Sorumluluk ve Araştırma Merkezi'nden bir yaşlı bakım sektörü uzmanı olan ve ABC için St Basil's'in mali dosyalarını inceleyen Jason Ward, "St Basil's'in dosyalarında ilk ortaya çıkan şey kiliseye ödenen kira miktarı" dedi.

    Ward, "Dosyalarda asla açıklanmayan veya sınıflandırılmayan başka işletme giderleri de var. Açıklananlardan bir kısmı ise Yunan Ortodoks Kilisesi'ne ödenen ücretler. Vergi mükelleflerinin yaşlılara bakım sağlamaya yönelik parası kiliseye yardım olarak gidiyor" şeklinde konuştu.

    St Basil's Yaşlı Bakım Evi Federal Hükümet'ten son sekiz yılda yaklaşık 73 milyon dolar fon aldı.

    Kimliği gizli kalması koşuluyla ABC'ye konuşan bir kaynağa göre, Başpiskoposluk yaşlı bakım evlerini "şişman çocuklar" ve kendisini de "aç bir anne" olarak görüyor.

    Başpiskoposluk, yaşlı bakım evlerinden aldığı parayla ilgili soruları yanıtlamayı reddetti.

    Salgının merkezinde

    Geçen yıl Temmuz ayında, Melbourne'daki St Basil's'de kalan Maria Vasilakis'in ailesi doğum gününü kutlarken ona sadece pencereden bakmakla yetindi. İki gün önce yaşlı bakım evi ilk koronavirüs vakasını kaydetmiş ve karantina altına alınmıştı.

    Maria Vasilakis'in kızı, iki personelin annesine getirdikleri çiçek ve bir kutu çikolatayı vermesini kişisel koruyucu ekipman giymeden filme aldı.

    Maria Vasilakis'e bir hafta içinde yapılan koronavirüs testi pozitif çıktı ve altı gün sonra da öldü.

    ABC, St Basil's'in eksik temel el yıkama ve sanitasyon alanları kurduğunu ve hastalarının tıbbi kayıtlarını yeterince tutmadığını ortaya çıkardı.

    Maria Vasilakis'in oğlu Spiros Vasilakis'e göre, ölümcül koronavirüs salgınından önce bile St Basil's'de işlerin doğru gitmediğine ilişkin işaretler vardı.

    Spiros Vasilakis, "Akşam yemeğinde salata veya sebzesiz parti turtaları ve küçük sosisli sandviçler servis ediyorlardı" dedi ve bir yöneticinin kendilerine "En azından köpek maması değil, bu insanlar eskiden fabrikalarda çalışıyordu" dediğini anlattı.

    Vasilakis, evdeki kayıt tutmanın "eski usul" olmasının felakete dönüşen salgın başladığında aileler için sık sık yaşanan hayal kırıklıklarının bir nedeni olduğunu söyledi.

    Salgın sırasında çalışan yardım personeli evde kalanların tıbbi kayıtlarını bulamadı ve hatta sakinlerin kimliğini bile tespit edemedi.

    Bu dönemde St Basil's'de anlaşmalı olarak çalışan stajyer bir hemşire ABC'ye, tesiste ciddi bir ihmal kanıtı gördüğünü söyledi.

    Aynı hemşire, bir hastanın idrarın toplandığı kateter torbasının uzun süre boşaltılmadığını ve idrarın "neredeyse siyaha döndüğünü", şiddetli bir enfeksiyon geçiren bir diğerinin ise "kelimenin tam anlamıyla çürüyormuş gibi" göründüğünü ifade etti.

    Hemşire, "İnsanların burada bir koronavirüs salgınından daha fazlası olduğunu bilmesi gerekiyor. Virüsün bu yerden yayılması kaçınılmazdı" şeklinde konuştu.

    Hemşire ayrıca, eksik tıbbi kayıtların ve evin içine dağılan klinik atıkların, krizin zirvesindeyken St Basil's'in yöneticilerinin gözü önünde durduğunu anlattı.

    Hemşire, "Sorunlar bundan çok önce başlamıştı. Evde çağrı sistemi yoktu, bu yüzden ev sakinleri yardım için çağrı ziline bastığında hiçbir yanıt alamıyordu. Yatak sensörleri yoktu, ekipmanları yoktu. Bu şekilde nasıl çalıştıklarına akıl erdiremiyorum" dedi.

    St Basil's'de annesinin başına gelenlerden kiliseyi sorumlu tutan Spiros Vasilakis, "Sanırım bir para toplayıcısına geri dönüyor, hepsi bu kadar. Kırk beş kişi sırf ihmal yüzünden öldü. Tüm bu işaretler onların umurunda değildi. Dinime hala inancım olabilir ama onun kilisesine veya kilisesinin temsilcilerine değil" dedi

    St Basil's Victoria, ölümler nedeniyle dava açıldığı için konu hakkında yorum yapmaktan kaçındı.

    Başpiskopos Makarios'un Sydney'deki lüks dairesi ve pahalı arabası.
    Başpiskopos Makarios'un Sydney'deki lüks dairesi ve pahalı arabası.