
GEÇEN yazımda üniversiteye giriş Türkçe sınavlarının soruları üzerine SBS Radyosu'nda verilen eksik ve yanlış bilgileri düzeltmeye çalıştım.
Hatırlanacağı gibi, öğrenci sayısının düşmesinin soruların sadece zor ya da kolay olmasına bağlanamayacağını, bazı teknik ayarlamalarla her dersin eşit düzeye getirildiğini açıklamıştım.
'Çan eğrisi' denilen grafik içinde öğrenciler iyi not alandan düşüğüne kadar sıralanmakta ve düşük sonuçlar aşağıda kümelenmişse yukarı çekilmekte, yüksek bölümde olanlar da aşağı doğru yayılmaktadır.
Bu durumda puan değil sıralama söz konusu olduğundan hiçbir öğrenci soruların ağırlığı nedeniyle dezavantajlı durumla karşılaşmaz.
Aynı radyoda daha sonra yayınlanan bir başka programda ise eğitimle ilgilenen ve bu alanda çalışan, emek harcayan görevlileri şaşkına çeviren bazı iddialar ileri sürüldü. Sadece üç haftadır Sydney’de bulunan ve doktora çalışması yaptığını söyleyen bir bayanın iddialarını ve benim bunlara karşı yapacağım düzeltmeleri şöyle sıraladım:
İddia: Eğitim tamamen kişilerin kendi inisiyatifine bırakılmış.
Düzeltme: Türkçe derleri hafta içi ve hafta sonu okullarında özel dershaneler ya da devlet okulları tarafından verilmekte olup, öğretmenler Eğitim Bakanlığı'nın belirlediği ders programını izlemek zorundalar. Öğretilecek konuların, dil bilimi, konuşma, okuma ve yazma becerilerine göre çerçeveleri belirlenir ve öğretmenler de bu yönlendirmeyle ders programını hazırlar. İlkokul birinci sınıftan onuncu sınıfa kadar her yıl için dilin iletişim ve anlama becerilerinin artırılması amacıyla basitten kompleks yapılara kadar nelerin öğretileceği belirlenir. Lisede son iki yılın öğretmenleri ise 'Turkish Study Design' denilen bir ders planını uygulamak zorundalar. Üniversite giriş sınavları bu kitapcıkta belirtilen konu, beceri ve bilgiler üzerine hazırlanır.
İddia: Herhangi bir kitap takip edilmiyor.
Düzeltme: Avustralya’da hazırlanan bazı ders kitaplarının yanında ulusal kültür üzerine Türkiye’de ve Avrupa’da çıkan yayımlardan uzun süre yararlanılmıştır. Son yıllarda özellikle Victoria Dil Okulları ve TC Eğitim Bakanlığı'nın katkısıyla her seviyede ders kitabı basılmış olup öğretmenler düzenli olarak bu kitaplardan yararlanmaktadır.
İddia: Kitap dışında materyal kullanılmıyor ve zenginleştirilmiyor.
Düzeltme: Eğitim hayatımın ilk 30 yılını öğretmenlikle, son 15 yılını ise idarecilikle geçirdim. Kitap dışında materyal geliştirmeyen öğretmene rastlamadım.
İddia: İnsanlar gönüllü olarak bu işi üstlenmişler.
Düzeltme: Devlet okullarında çalışan Türkçe öğretmenleri diğer derslerin öğretmenleriyle aynı baremde maaşlarını almakta olup hafta sonu okullarında ise öğretmenler her saat için belirlenen ücret karşılığında görevlerini yapmaktalar. (Saati ortalama 50 dolar.)
İddia: Ders veren öğretmenler Türkçe eğitim ve öğretim konusunda yetkin değiller. Türkçeyi iyi bildikleri gerekçesiyle bu dersi veriyorlar.
Düzeltme. Avustralya’da görev alan öğretmenlerin çoğu Türkiye’de veya Avustralya’da öğretmenlik formasyonunu kazanmış profesyonel kişilerdir. Ancak, ihtiyacı karşılamıyorsa bazı eğitim kurumlarının veya derneklerin üniversiteyi bitirmiş kişilere iş verdiği durumlar vardır. Bu tür görevlilerin çeşitli seminerler ve akademik kurslarla tam yetkili öğretmenlerin seviyesine çıkarılmasına çalışılmaktadır.
İddia: Burada yaşayan çocuklar için özel müfredat geliştirilmemiş, kişilerin inisiyatifine bırakılmış.
Düzeltme: Ders programları buradaki öğrencilerin ihtiyaçları göz önüne alınarak devamlı düzenlenmekte, geliştirilmekte ve yenilenmektedir.
İddia: Avustralya’da Türkçe eğitim ve öğretiminde çok geç kalınmış, unutulmuş, ihmal edilmiş. İnsanlar kendi kaderine bırakılmış.
Düzeltme: Türkler ilk Avustralya’ya göç ettikleri andan itibaren çocuklarının eğitimi için çaba harcamışlardır. Bu amaçla kurulan dernekler açtıkları okullar ve kültürel faaliyetleriyle çalışmalarına yıllardır devam ediyorlar. Devlet kurumları da çokkültürlülük şemsiyesi altında öğrenci sayısına göre Türk dili sınıflarını açmaktadır. Ayrıca hafta içinde Türkçe görmeyen öğrenciler için cumartesileri eğitim veren devlet veya özel dil okulları, dershaneler mevcuttur.
Sadece üç haftalık çalışma, küçük bir bölgede inceleme veya bazı ailelerle görüşmeler yapılması doktora çalışması için yeterli olamaz. Bu bayan tam kapsamlı bir inceleme ve değerlendirme ile SBS dinleyicilerini aydınlatsaydı çok daha yararlı olurdu. Boş, yanlış ve haksız genellemelerin hiçbir akademik geçerliliği yoktur.
SBS sunucusunun ise “Zararın neresinden dönülse kardır!” diyerek deneyimsiz ve az bilgi edinmiş konuşmacıyı desteklemesi, Avustralya’da yıllardır emek harcamış öğretmen, idareci ve eğitimcileri üzmüştür. Bu konuda bir düzeltme yapılmasının gerekli olduğunu düşünüyorum.